Üzgünüz...

Babylon.com.tr kullandığınız browser'ı desteklememektedir. Lütfen tarayıcını daha güncel bir versiyon ile değiştiriniz.

TARAYICINI GÜNCELLE DEVAM ET

Kapat
Radio
RADYO BABYLON by ()
on

Blog Seyahat Notları Güzel Şeylerin Sizi Bulacağı Şehir, Los Angeles’tan Notlar

  • YazarBabylon Blog
  • Tarih26 Mayıs 2016 13:45
Güzel Şeylerin Sizi Bulacağı Şehir, Los Angeles’tan Notlar

Okyanus dalgaları, sörf, taco’lar, Beach Goth Halloween Festivali ve Los Angeles’in diğer mucizeleri...

Yazı-Foto: Gül Güngör

Uzun süren çalışma döneminden sonra artık tatil yapma zamanımın geldiğinin sinyalleri dört bir taraftan bana doğru geliyordu. Gitmem, uzaklara gitmem ve dinlenmem, yenilenmem, sıfırlanmam gerekiyordu. Hatta bedenen ve ruhen çoktan oradaydım. Ama nereye gidecektim? Hiçbir fikrim yoktu. Bir sürü altenatif arasında gidip geliyordu kafam. Ta ki bir akşam laf arasında yakın bir arkadaşım bana 24-25 Ekim 2015 tarihindeki Beach Goth Festivali'nin programını gösterene dek… Gökyüzü açıldı bir anda, ışıklar parladı. İstikamet; “City of Los Angeles”, California.

22 Ekim sabahı çıktım yola. Kalacağım adres, beni havalimanından alacak Elina ve sevgili dostum Amir dışında ne bir kontağım ne de harita üzerinde yaptığım bir planım vardı. Sadece arkadaşlarımla ayaküstü yaptığım sohbetlerde aldığım birkaç tavsiye cepteydi. Hayatımda yapacağım bu ilk yalnız seyahatimde, dünyanın öteki ucundaydım.

Santa Monica’da oldukça sıcak ve hafif rüzgarlı başladı ilk gün. Okyanus dalgalarının uzaktan gözüktüğü gibi olmadığını, oldukça sert hissedildiğini söylemekte fayda var. Alışık değilseniz dalgaların size yiyip yutacağını düşünebilir, çok uzaklaşmak istemeyebilirsiniz. Turistik bir sezon olmadığı için çevrede yalnızca lokaller var. Bu da şehri orada yaşayanlar gibi deneyimlemek için güzel bir fırsat elbette.

Santa Monica plajındaki insanlar en az 10 yıldır birbiriyle tanışıyor. Herkesin arabasını park ettiği yer bile belli. Yan yana sıralanıyorlar, sörf kıyafetlerini giyerken önceki gün neler olduğu, hayatın nasıl gittiği üzerine sohbet ediyorlar. Aslında orada yaşayanların gündelik hayatı bizim senede bir-iki kez yaptığımız tatilin ta kendisine benziyor. Herkes suda büyümüş. Çevrede 70’lerinde sörfçü amcalar geziniyor. Sıcacık güneş, uçsuz bucaksız okyanus, sıcakkanlı insanlar, kuşlar ve devriye polis arabasından yükselen “how’re you doing”lerle her şey bir film setinden fırlamış gibi... Şehir daha ilk günden gazınızı, nazınızı, stresinizi alıyor, sizi rahatlıyor.

Ertesi günün ilk durağı –Instagram hesabını takip ettiğim–  Venice Vintage Club. Sahibi, ortayaşını birazcık geçirmiş tatlıca bir kadın. Kıyafetler bir yana, dükkanında kültüre özgü o kadar güzel objeler var ki, 15 saatlik bir yolculukta taşımak istemeyecek olsanız bile bakması çok keyifli. Oradan Venice Boardwalk’a ve hemen girişinde yer alan, polislerin gelip zorla boşalttığı skate park’a çevriliyor rota.

Tavsiye: “Amerika’nın Venedik”i olarak bilinen Venice, bir tatil mekânı olarak 1905’te Abbot Kinney tarafından hayata geçirilmiş bir projeyken, şu anda dünyanın en gözde şehirlerinden biri. Venice Beach, sokak gösterileri, sokak müzisyenleri, evsizleri, kaykaycılarıyla çok daha hareketli. Kaykay parkı buranın en gözde mekânlarından biri. Birbirinden yetenekli kaykaycı gençleri izleyen insanlarla çevrili harika bir parkur. Güneş tam karşısından batarken gökyüzünün renkleri arasında silüetleri izliyorsunuz. Hava kararır kararmaz da polisler parkı boşaltıyor, tabii ki hemen pes etmeyen asi gençler de mevcut.

Venice Beach’te her cumartesi akşamüstü saatlerinde davullar, perküsyonlar sahile iniyor ve vurmalılar şöleni başlıyor. Gecesi de gündüzü de renkli buranın. Sezonda eminim adım atacak yer bile kalmıyordur sahilde.

Sahil kenarındaki bisiklet yolundan muhteşem bir gün batımı, harika renkler ve kulağımda Breton eşliğinde Santa Monica’ya kadar sürdüm... Abbot Kinney’de arada derede aniden karşıma çıkan bir kahve dükkanı ve arkadaşım Amir’in bahsettiği The Brig isimli kokteyl bar tavsiye listesine eklenen mekânlar oldu.

Venice Beach yamacında yer alan Santa Monica, sakin bir yer. Pier dışında hareketli bir alanı yok. Pier, sokak müzisyenleri, lunaparkı, balıkçıları ve sokak yemekleriyle rağbet görüyor. Adını duymuş olabileceğiniz Muscle Beach, Arnold Schwarzenegger’le anıldığı günlerdeki popülerliğini kaybetmiş olsa da, hâlâ boş değil.

Tavsiye: Evet, Los Angeles’ta arabasız takılmak zor, kabul ediyorum. Ama mutlaka bisiklet de edinmelisiniz. Sahil boyunca uzanan parkurda tek bir tur bile atmak ilaç gibi gelecek. Yemek konusunda çokça seçenek var, kokteyllerse havada uçuşuyor. Abbot Kinney üzerinde yer alan, az önce bahsettiğim The Brig şiddetle tavsiye edilen mekânların başında. Güzel kahve için de Deus’a uğramalısınız. Ancak California’da yemek deyince en yüksek puanı Taco arabaları alıyor! Ara sokalardaki sabit yerlerinde duran bu arabalardan alınan, beş dakikada servis edilen ve tüm gün tadı damakta kalan o güzelim tacolar... Özellikle Rose Avenue üzerindekine mutlaka uğramalısınız!

Keşif: Tropical Nasty. Venice Beach Boardwalk’tan geçerken denk geldiğim genç yeteneklere buradan kulak verebilirsiniz:

Şehir, plaj, güneş, bisiklet derken festival günü geldi de çattı. Bir saatlik bir yolculuktan sonra The Observatory Orange County’e vardık. Mekânda Halloween kostümlü yüzlerce gençle birlikte adım atacak yer yoktu neredeyse. Beach Goth Festivali, Julian Casablancas &The Voidz, Die Antwoord, The Growlers, Allah-Las, Mystic Braves’i zevkten dört köşe bir halde dinlediğim dev gibi bir Halloween festivali. Organizasyonu her yıl The Growlers grubu tarafından gerçekleştirilen bu festival dördüncü kez düzenleniyor.

Bir akşam Gaslamp Killer’ı izlemek için gittiğim Low End Theory’de tanıştığım, Syd Arthur grup elemanlarından ve aynı zamanda The Heliocentrics’in bir üyesi olan Raven Bush’un daveti üzerine ertesi gün Syd Arthur albüm kayıtlarına doğru yola çıktım. Topanga’nın eteklerinde yer alan, 1970’lerde Neil Young, Bob Dylan gibi efsanelerin albümlerini kaydettiği Skyline kayıt stüdyosundaydık. Stüdyonun girişinde grubun kayıt süreci boyunca kaldığı ranzalar ve yataklar yer alıyordu. Arkasındaki ufak bahçesi, ortak alanları ve tavan pencerelerinden ışıkarın sürüldüğü uzun koridoruyla, her şeyin aynen eski günlerdeki gibi bırakıldığı, etkileyici bir mekân. Bir yandan canlı kayıtları dinlerken bir yandan da zaman içinde yolculuk yapabiliyorsunuz. Eksiden miks odası olarak kullanılan odanın kokusu bile burnumda hâlâ.

Syd Arthur – “Edge Of The World” klibini buradan izleyebilirsiniz:

Tavsiye: Santa Monica dağlarında yer alan Topanga, fazlasıyla mistik bir mekân. Çok az yerleşimin yer aldığı bölgede müzisyenler yaşıyor. Herkes güleryüzlü, herkes yardımsever. Ormanın içinde temiz hava çeke çeke stresten arınmış gibiler. Mutlaka yolunuzu düşürmeye bakın buralara. Bu arada hiç bir şekilde telefon çekmiyor Topanga’da, giderseniz buna hazırlıklı olun.

Her gün başka bir konser dinleme fırsatı bulabileceğiniz bu güzel şehirde, barlarda, sokakta, her yerde karşınıza iyi müzik çıkıyor. Townhouse’da dinlediğim National Anthem, bunlardan biriydi. Resmen hayalini kurduğum 70’ler Doors konserlerine götürdü beni. Oralara kadar gitmişken bir bit pazarı görmeden de olmazdı. Sabahın erken saatlerinde vardığım Santa Monica Airport Avenue’daki bit pazarında yaklaşık dört saat geçirdim. Taşıyabilsem hepsini alır gelirdim...

Tavsiye: Hollywood fazlasıyla turistik bir yer. Yine de tepelerine çıkıp şehre Observatory’den bir göz atılabilir. Aşağılara ininceyse Capitol Records’a bir göz kırpmakta fayda var. Ama Amoeba’ya gitmeden sakın dönmeyin. Plak meraklıları için cennetin yeryüzünde şekil bulmuş hali. Ara ara pop-up konserler de gerçekleşen bu dev mekâna en azından bir gündüz ayırmakta fayda var. Marina Del Ray yakınlarındaki The Knickles, kahvaltı ve ögle yemeği için sırada beklemeye değecek bir restoran. Rainbow Acres, taze yiyecek seçenekleri, vegan ve vejetaryen ürünleriyle en favori marketlerden biri.

Bu efsane şehirden ayrılamadan önceki son gecem Halloween’in ta kendisiydi. Bu konuda herhangi bir tecrübesi olmayan ben, neyse ki kendimi içinde bulduğum o kostüm dükkanında bir şeyler uydurup alabildim. Davetli olduğumuz partiye doğru yol alırken sokaklardaki evlerin hepsinin önünde uzun kuyruklar ve rengarenk insanlar vardı. Halloween, plansızca çıktığım bu yolculuğun son gününde renkli bir veda partisi gibi oldu benim için. Konuk olduğum evin sahipleri ve arkadaşlarının çoğu İran’dan göç etmiş ailelerdi. Doğu kültürünün içtenliği, samimiyeti ve şahane kostümler paha biçilmezdi.

Dönüş yoluna çıkmadan önceki son öğle yemeğimi beni tatil boyunca yalnız bırakmayan The Voidz ekibiyle yedim. Yemek süresince 2000-2015 döneminden tarihe geçen müzik grupları ve neden geçtikleri üzerine konuşmaya başladık. Müzik, beraberinde yön verdiği moda; The White Stripes, Raidohead, Die Antwoord, Major Lazer; hipsterlar darken laf lafı açtı. Bu güzel sohbetin ardından Los Angelas’a veda vakti de gelmişti.

Şunu bilin ki, Los Angeles’a ilk vardığınız an itibariyle içinizi saran o hafifleme hissi orada geçirdiğiniz birkaç günün ardından sizi bulutların üzerine çıkarıyor. Los Angeles her ne arıyorsanız onu size getiriyor ve önünüze seriyor. Rotayı Los Angeles’a çevirmek isterseniz, aramasanız da güzel şeyler size bulacaktır.

A-wa ve Müziğin Kız Kardeşleri
BlogSanatçı İncelemeleri

A-wa ve Müziğin Kız Kardeşleri

Bir ay önce

  • KategoriBlog
  • SanatçıA-WA
  • YazarBabylon Blog
  • Tarih20 Eylül 15:34
OKU
Björk’ün Utopia’sının başlangıcı: The Gate
BlogMüzik Haberleri

Björk’ün Utopia’sının başlangıcı: The Gate

Bir ay önce

  • KategoriBlog
  • YazarBabylon Blog
  • Tarih19 Eylül 15:57
OKU
Yakın Mercek: Juju & Jordash
BlogSanatçı İncelemeleri

Yakın Mercek: Juju & Jordash

Bir ay önce

  • KategoriBlog
  • EtkinlikBabylon Soundgarden 2017
  • SanatçıJuju & Jordash
OKU
Sonido Trópico ve Dans Bayrağını Gururla Taşıyan 5 Etkinlik
BlogSanatçı İncelemeleri

Sonido Trópico ve Dans Bayrağını Gururla Taşıyan 5 Etkinlik

Bir ay önce

  • KategoriBlog
  • EtkinlikBabylon Soundgarden 2017
  • YazarBabylon Blog
OKU
Yakın Mercek: Derrick May
BlogSanatçı İncelemeleri

Yakın Mercek: Derrick May

Bir ay önce

  • KategoriBlog
  • EtkinlikBabylon Soundgarden 2017
  • SanatçıDerrick May
OKU
Müzikseverin Rehberi: Dalhalla, Rättvik
BlogSeyahat Notları

Müzikseverin Rehberi: Dalhalla, Rättvik

2 ay önce

  • KategoriBlog
  • YazarBabylon Blog
  • Tarih6 Ağustos 12:45
OKU
Müzikseverin Rehberi: Manchester
BlogSeyahat Notları

Müzikseverin Rehberi: Manchester

3 ay önce

  • KategoriBlog
  • YazarBabylon Blog
  • Tarih9 Temmuz 11:30
OKU
Müzikseverin Rehberi: Tel Aviv
BlogSeyahat Notları

Müzikseverin Rehberi: Tel Aviv

4 ay önce

  • KategoriBlog
  • YazarBabylon Blog
  • Tarih28 Mayıs 11:00
OKU
Müzikseverin Rehberi: Chicago, IL
BlogSeyahat Notları

Müzikseverin Rehberi: Chicago, IL

5 ay önce

  • KategoriBlog
  • YazarBabylon Blog
  • Tarih21 Mayıs 15:51
OKU
Yükleniyor
Geri Yukarı
Kapat
Kapat
Kapat
Kapat

7 Ekim 2016 itibarıyla yürürlüğe giren 6698 sayılı Kişisel Verileri Koruma Kanunu kapsamında yapılan düzenlemeleri incelemek için, ilgili kanunun 10. ve 11. maddeleri doğrultusunda hazırlanan “Kişisel Verilerinize İlişkin Bilgilendirme Belgesi”ne buradan ulaşabilirsiniz.