Üzgünüz...

Babylon.com.tr kullandığınız browser'ı desteklememektedir. Lütfen tarayıcını daha güncel bir versiyon ile değiştiriniz.

TARAYICINI GÜNCELLE DEVAM ET

Kapat
Radio
RADYO BABYLON by ()
on

Blog Soru & Cevap Gevende ile müzikte özgürlüğü yakalamak

  • Sanatçı Gevende
  • Etkinlik Gevende
  • YazarBabylon Blog
  • Tarih4 Şubat 10:20
Gevende ile müzikte özgürlüğü yakalamak

Gevende, 28 Şubat’ta, yeni albümü Kırınardı’nın ilk konserinde Babylon’da olacak. Öncesinde, ekipten Ahmet Kenan Bilgiç ve Okan Kaya ile neşeli bir sohbet gerçekleştirdik.

2000 yılından bugüne dönüp baktığınızda Gevende’yi hala Gevende yapan şey(ler)i bizim için tanımlar mısınız?

Okan Kaya: Bir arada olmak, sevdiklerimizle daha sıkı sarılmak, müzik tutkumuz ve yeni bir ses aramak.

Ahmet K. Bilgic: Ekipçe elimizden gelenin en güzelini yapmaya çalışmak, her daim, her şeyi ayakta tutuyor zaten. Zamanı gelir, elimizden gelen de yeterli olmaz. O zaman da elimizden geleni yaptık der, pikniğe gideriz hep beraber gönül rahatlığıyla.

Bugüne kadar iki stüdyo albümü yayınladınız. Her ikisi de nadide albümler. Bu albümlerin yapım süreçlerini sizin için birbirinden ayrı kılan unsurlar oldu mu?

O.K: Bir kere farklı yaşlardaydık. Farklı fikirler, duygusal durumlar ve haller içinde yaptık.

A.K.B: Her yaşınızın tatları başka, hayatlar değişiyor, tercihler değişiyor. Bu akış içinde müziğin şekli de yapılışı da rengi de değişiyor. Albümlerin hepsi birbirinden farklı, bayraksız ülkeler gibi bana göre…

Bir süredir yeni albümün çalışmaları içindesiniz. Farklı bir deneyim olarak, Monochroma oyunu için müzik hazırlayarak soundtrack albümde bir araya getirdiniz. Yeni albümde yer alacak şarkıları sizin için önceki albümlerden ayıran en belirgin şeylerin neler olduğunu söyleyebilirsiniz? Konsept bir çalışma olan Monochroma’nın yeni albüm üzerinde herhangi bir doğrudan etkisi oldu mu?

O.K: Monochroma, belki müziğimizin içinde farklı sesler kullanma kapısını aralamış olabilir; ama net bir şey söyleyemeyiz. Bu albümü önceki albümlerden ayıran bir sürü teknik durum var, ama onlar sürpriz olsun. En belirgin özelliği şimdi yapıyor olmamız. Bu topraklarda yaşayan insanlar olarak ‘şimdiyi’ ne kadar yakalayabiliyorsak tabii ki.

A.K.B: Müzik yapmakla, bir görsele müzik yapmak arasında çok fazla fark var. Özellikle bir video oyunundan bahsediyorsanız daha da fazla... Müziğin kimliğini oluşturduktan sonra o müziği oyuna giydirmek zorundasınız ve bunu oyuncunun hayal gücünü de hesaba katarak yapmanız gerekiyor. Mesela sinemada, tiyatroda veya dans performansında seyirci sadece enerjisiyle, alkışıyla veya yorumlarıyla oradadır. Ama video oyununda, oyuncu sizin yarattığınız esere direkt müdahale edebiliyor. Mesela bir platform oyununda ilerlediği yerden geri dönüp oyunun gidişatının tam zıttı yönünde ilerleyebiliyor oyuncu. O zaman oyunun senaryosunu takip ederek inşa ettiğiniz müziği, bir de bunu düşünerek tekrar optimize etmelisiniz. Yani içinde hep bir X bilinmeyeni var video oyununun: oyuncu. Bunun gibi yüzlerce olasılık, müziğin yapısına müdahale ediyor. Monochroma'da loop olabilen ama loop'a girince de başı sonu belli olmayan bir devinim yakaladık ve parçaları böyle inşa ettik. Bu da bize başka müzik yaklaşımlarına doğru bir kapı açtı, bizi aydınlattı. Ha, bu yeni albüme nasıl yansıdı onu somut olarak söyleyemem; ama etkisi büyük.

Bugüne kadar çok farklı mekanda, sayısız performans yaptınız. İstanbul’da da uzun yıllardır çeşitli mekanlarda konserler veriyorsunuz. Canlı performanslarınızın farklı mekanlarda farklı yansımaları, farklı enerjiler üretmesi söz konusu mu? Mekanın kendisi sizin üzerinizde ne kadar etkili oluyor?

O.K: Seyirci olarak da, müzisyen olarak da mekan çok önemli. Eğer düşünce ve duyguyla yapılmış bir mekanda çalıyor veya konser izliyorsanız çok şanslısınız. Böyle mekanlar, akustik düzeninden görselliğe her tarafıyla bir şey hissettiriyor. O hislerle sesler ve müzik bir başka tınlıyor. 

A.K.B: Konser mekanının bulunduğu sokağa girip, ardından mekanın kapısını aralıyorsunuz, soundcheck almak üzere içeri giriyorsunuz. Genelde Çeçe (davul) bizden önce gidip ses almaya başladığından, sokağın başından duyduğunuz boğuk davul sesi, kapı aralanınca kendini iyice belli ediyor. Benim mekanla ilişkim, tanışmam tam da bu esnada başlıyor. O an nasılsa, o tanışma öyle devam ediyor bütün gece. Daha önce bildiğim bir mekan olsa bile. O ilk tanışmada iyi hissediyorsam, geriye kalan detaylar, akustik vs.. falan pek bir mana etmiyor. Mekanın kendisi "bugün çok güzel bir gece geçireceğiz bebeğim" diyorsa zaten önünüzde hiç bir şey duramaz.

St. Antuan’da gerçekleştirdiğiniz performansı sizin için unutulmaz kılan unsurlar nelerdi? Herhangi bir performansınızda yaşadığınız akla gelen en ilginç, unutulmaz, tuhaf ya da belki de eğlenceli anınızı paylaşabilir misiniz?

O.K: Bütün organizasyonu birlikte yaşadığımız dostlarımızla gerçekleştirmemiz ve İstanbul’un göbeğindeki inanılmaz bir mimarisi bulunan St.Antuan Katolik Kilisesi’nde çalıyor olmamızdı.

-Geçen gün bir çocukla tanıştık. Ve bize dedi ki: ‘’Abi, hani yıllar önce siz Eskişehir’de bir konser vermiştiniz ve sadece beş tane kız vardı konserde.’’ Biz tabi baya şaşırdık nerden bildiğine; çünkü gerçekten sadece beş kız vardı. ‘’Abi, ben büyü bozulmasın diye kapının aralığından dinledim sizi’’ dedi.

A.K.B: Çok farklı karaktere sahip konser mekanları var, her geçen gün de sayıları artsın, memleketin kendisi konser salonuna dönsün, dileğimiz... Bir yandan sadece performans için yapılanmamış bir mekanda da çalmak, inanılmaz bir tecrübe. Müziği mekana sıkıştırmadığını, onunla beraber hareket ettiğini hissediyorsun konser salonları dışında çalınca. İran'da evlerde, Nepal'de otobüs üstünde, kuzey kutbunda bir şapelde, teknede, mozolede, un fabrikasında, sokaklarda ve şu an aklıma gelmeyen birçok farklı yerde çaldık; buna bayılıyoruz. Her gün önünden geçtiğimiz koca bir kilisede çalma fikri de şahane geldi kulağa ve bu büyük prodüksiyona başta Çıplak Ayaklar, Vertigo ve Baykuş olmak üzere birçok dostumuzla beraber giriştik. Bu konseri en farklı kılan şey, her yerde her mekanda bunu yapabileceğimizi tüm ekip olarak görmüş olmak. Tamamen bağımsızdık, bu harika bir şey dostum!

Gevende’nin seyirciyle iletişimde doğaçlama müzik deneyiminin yerini nasıl tanımlıyorsunuz? Doğaçlama dinamiği müzikal bir karardan öte grubun kimyasında genel anlamda kendine nasıl yer buluyor?

O.K: Önceden yazılmış bir yolculuğa çıkmak kadar orada, o an, seyirciyle birlikte yazmak çok heyecan verici. Bize mi yoksa daha çok seyirciye mi heyecan veriyor bilinmez; ama havada bir heyecan dolaşıyor. Bu da bir iletişime dönüyor galiba. Bazen çok doğaçlama olabiliyor günler. Mesela, evde gitar çalmaya başlamışken kendini Recep abilerle iki kişilik yatak taşırken bulabiliyorsun Tophane’de. Ama kimyadan kastınız böyle bir şey değil herhalde.

A.K.B:  Sahnede yeni bir kompozisyonumuzu çalıyoruz, ardından tamamen bir doğaçlama çalıyoruz mesela... Sonra mesajlar geliyor ve o parçanın adı neydi, nerden dinleriz çok güzeldi şeklinde... Tamamen doğaçlama çaldığımız parçayı kompozisyon, kompozisyonlarımızı da doğaçlama olarak dinleyenlerin sayısı az değil. Uzundur yaşıyoruz bunu. St Antuan konserinde; "kim için bu yerler gökler" de tamamen bir doğaçlama mesela, sonradan isim koyduk. Doğaçlamanın tam olarak ne olduğunu ben de bilmiyorum artık, önceden daha emindim ne olduğuna dair.

Tüm üretimlerde olduğu gibi müzik üretiminde de özgürlük kavramı, özgürlüğü yakalamak ve peşinden gitmek çok önemli ve anlamlı. Sizin için farklı fikirler, farklı keşifler ve farklı ilhamları buluşturmak müzikte özgürlüğü yakalamak adına ne derece önemli? Özgürlüğü nerelerde buluyorsunuz?

O.K: Fikirler, keşifler, esinler özgürleştirdiği kadar sınırlar da çiziyor. Müzikte özgürlüğü yakalamak galiba benden veya bizden nasıl bir ses çıkıyor, onu aramakla geliyor. Herkesin bir tadı var; o tat ya da o tada yakın bir şeyler sunulduğu zaman dinleyici hemen anlayıp sahipleniyor zaten.

Bu aralar Gevende dışında özgürlüğü galiba sadece müziklerde, kitaplarda, filmlerde, arkadaşlarda ve yaptığımız işleri iyi yapmaya çalışma sürecinde yakalayabildiğimiz anlarda buluyoruz.

A.K.B: Farklılık ne demek, neye göre nasıl bir farklılıktan bahsediyoruz? Hep farklılık arayışında çabasında olmak çok yorucu. Yani bu bilinçle yola koyulmak... "Benim bir derdim var ve anlatmak istiyorum" dediğin andan itibaren bence farklısın, derdini anlatamayan bu milyonlar sürüsü içinde... Eğer ki sen, derdini anlattığına inanıyorsan müziğinle, heykelinle, dansınla, artık o noktada onu bırak ve bir sonraki anlatmak istediğin derdine geç. Gerisini, derdini dinleyenler zaten farklı kılar.

Yeni bir yıla girmenin eşiğindeyken 2017’den en büyük dilekleriniz ve 2017’ye dair halihazırda varsa planlarınızı öğrenebilir miyiz?

O.K: Kadın cinayetlerinin, işçi ölümlerinin, çocuklara tecavüzün, kadınlara tecavüzün, hayvanlara tecavüzün, savaşın, hırsızlığın, katliamların, yağmanın, sahtekarlığın, kaosa sürüklenmelerin, bombaların, terörün, darbenin, cahilliğin, ayrımcılığın olmadığı, insanca bir yıl olmasını diliyoruz.

Yeni albümümüz çıkacak 2017’de.

A.K.B: Yeni albümü 2017 Şubat ayında yayınlıyoruz, öncesinde bir tekli çıkacak. Bunun heyecanı içerisindeyiz, şaka maka beş sene oldu. 2017 yeni turne yılımız olsun dileğimiz.

Gevende
EtkinlikKonser

Gevende

Geçmiş Etkinlik

ETKİNLİK SAYFASI
Gevende
EtkinlikKonser

Gevende

Geçmiş Etkinlik

ETKİNLİK SAYFASI
Gevende
EtkinlikKonser

Gevende

Geçmiş Etkinlik

ETKİNLİK SAYFASI
Gevende’nin Monochroma’sından hareketle oyun müzikleri
BlogSanatçı İncelemeleri

Gevende’nin Monochroma’sından hareketle oyun müzikleri

7 ay önce

  • KategoriBlog
  • EtkinlikGevende
  • YazarBabylon Blog
OKU
Gevende ile sıra dışı müzik yolculuğu başlasın!
BlogSanatçı İncelemeleri

Gevende ile sıra dışı müzik yolculuğu başlasın!

Bir yıl önce

  • KategoriBlog
  • EtkinlikGevende
  • YazarBabylon Blog
OKU
Açık Radyo Dinleyici Destek Projesi Özel Yayını, 12. Radyo Günleri başladı!
BlogMüzik Haberleri

Açık Radyo Dinleyici Destek Projesi Özel Yayını, 12. Radyo Günleri başladı!

2 yıl önce

  • KategoriBlog
  • YazarBabylon Blog
  • Tarih16 Mart 2015 10:20
OKU
Açık Radyo 11. Radyo Günleri Başladı!
BlogMüzik Haberleri

Açık Radyo 11. Radyo Günleri Başladı!

3 yıl önce

  • KategoriBlog
  • YazarBabylon Blog
  • Tarih19 Mart 2014 09:45
OKU
Gevende Fransa'da
MakaleDergi

Gevende Fransa'da

7 yıl önce

  • KategoriMakale
  • SanatçıGevende
  • Tarih16 Eylül 2009 11:03
OKU
Besteye saygı ve özgürlük arasındaki ince çizgide: Nil Kocamangil
BlogSoru & Cevap

Besteye saygı ve özgürlük arasındaki ince çizgide: Nil Kocamangil

8 gün önce

  • KategoriBlog
  • YazarBabylon Blog
  • Tarih13 Ağustos 13:16
OKU
Jehan Barbur: Üretmek ve Zamana Güvenmek
BlogSoru & Cevap

Jehan Barbur: Üretmek ve Zamana Güvenmek

9 gün önce

  • KategoriBlog
  • EtkinlikEdebiyat Ve Müzik: Jehan Barbur
  • SanatçıJehan Barbur
OKU
Türk Cazının 5 Genç Vokali
BlogSanatçı İncelemeleri

Türk Cazının 5 Genç Vokali

12 gün önce

  • KategoriBlog
  • YazarBabylon Blog
  • Tarih9 Ağustos 14:00
OKU
2017’den Heyecanlandıran Beş Yerli EP
BlogSanatçı İncelemeleri

2017’den Heyecanlandıran Beş Yerli EP

13 gün önce

  • KategoriBlog
  • EtkinlikAstrofella - babylon x bomontiada avlu
  • SanatçıAstrofella
OKU
Müzikseverin Rehberi: Dalhalla, Rättvik
BlogSeyahat Notları

Müzikseverin Rehberi: Dalhalla, Rättvik

15 gün önce

  • KategoriBlog
  • YazarBabylon Blog
  • Tarih6 Ağustos 12:45
OKU
Dinleyiciye İlham Verebilmek: Mode XL
BlogSoru & Cevap

Dinleyiciye İlham Verebilmek: Mode XL

3 ay önce

  • KategoriBlog
  • EtkinlikRed Bull BC One X Hip Hop Jam
  • YazarBabylon Blog
OKU
Tahribad-ı İsyan ile Her Tür Ayrımcılığa Karşı Durmak
BlogSoru & Cevap

Tahribad-ı İsyan ile Her Tür Ayrımcılığa Karşı Durmak

3 ay önce

  • KategoriBlog
  • EtkinlikRed Bull BC One X Hip Hop Jam
  • YazarBabylon Blog
OKU
Yükleniyor
Geri Yukarı
Kapat
Kapat
Kapat
Kapat

7 Ekim 2016 itibarıyla yürürlüğe giren 6698 sayılı Kişisel Verileri Koruma Kanunu kapsamında yapılan düzenlemeleri incelemek için, ilgili kanunun 10. ve 11. maddeleri doğrultusunda hazırlanan “Kişisel Verilerinize İlişkin Bilgilendirme Belgesi”ne buradan ulaşabilirsiniz.