Üzgünüz...

Babylon.com.tr kullandığınız browser'ı desteklememektedir. Lütfen tarayıcını daha güncel bir versiyon ile değiştiriniz.

TARAYICINI GÜNCELLE DEVAM ET

Kapat
Radio
RADYO BABYLON by ()
on

Makale Müzik Haberleri Tarih buralarda yazıldı: EFSANEVÎ VENÜLER

  • YazarBabylon Blog
  • Tarih20 Mayıs 2016 14:00
Tarih buralarda yazıldı: EFSANEVÎ VENÜLER

Konser deneyiminin büyüsüne kapılıyor ve müzik mekanlarının tarihini masaya yatırıyoruz. Müzik tarihinin yazıldığı dünyanın efsanevi venülerinden bir seçkiyle zaman turu için buyurun...

Müzik tarihinde efsanevi venüler üzerinden bir zaman turuna çıkıyoruz. Pete Townshend’in yanlışlıkla gitarını parçalaması Marquee’de nasıl bir şova dönüştü? The Smiths’in sahnede çiçek kullanma ritüeli Haçienda’da bir gece ansızın nasıl başladı?  William S. Burroughs, CBGB’de Patti Smith hayranlarının antipatisini nasıl topladı? Sex Pistols’ın 100 Club’daki konserinin ortasında John Lydon nasıl otobüs beklemeye karar verdi? Dergileri, kitapları karıştırdık ve müzik tarihinin yazıldığı dünyanın efsanevî venülerinden bir seçkiyi hikâyeleriyle bir araya getirdik. Sadece İngiltere ve Amerika’dan efsanevî mekanlarla değil, Japonya ve Nijerya sürprizleriyle, hattâ 60’lı yıllar Türkiye’sinden ilginç notlarla da karşılaşacaksınız. 

CBGB // New York, ABD

“William Burroughs’u ilk kez CBGB’deki bir Patti Smith konseri esnasında gördüm. 1976 sonu ya da 1977 başlarıydı. İzleyicilerin arasında oturuyordu. Çok enteresandı, çünkü o kulüp genellikle benim kadar olan, 19-20 yaşındaki çocuklarla dolu olurdu. O zamanlar mekânda hâlâ masa ve sandalyeler vardı. Bir anda, onca kalabalığın arasında mekânın çalışanları gelerek insanları bağrış çağrış sandalyelerden kaldırdı ve Burroughs ve arkadaşlarına eskortluk ederek masaya onları oturttu. Diplomatik bir edayla oturdu ve bizlere bakmaya başladı. Pek suçlu hissediyor gibi gözükmüyordu. Hayatımda gördüğüm en iyi Patti Smith konseri olduğunu hatırlıyorum. Patti resmen yanıyordu. Burroughs’un salonun ortasında oturup onu izlediğini biliyordu.”

Thurston Moore (Sonic Youth), NME röportajından, 2014

İsmini country, bluegrass ve blues’un baş harflerinden alan CBGB, 1973 yılında açıldı. Patti Smith, Ramones, Blondie, Joan Jett & the Blackhearts, Talking Heads ve daha bir dolu dev ismin sahne aldığı CBGB altın bir dönemin gerçek bir sembolü değerinde. CBGB, artan ve ödenemeyen kiralar nedeniyle 2006 Ekim’inde özel bir Patti Smith konseriyle müzik camiasına veda etmişti. Mekânın sahibi Hilly Kristal da bundan bir yıl sonra hayata gözlerini yumdu. 

Tarih buralarda yazıldı: EFSANEVÎ VENÜLER

WHISKY A GO GO // West Hollywood, ABD

"The Stooges, Los Angeles’te kalırken Whisky’de beş gece üst üste konser vermişti. Back Door Man’daki bir makale bunun üzerine şöyle yazmıştı: "The Stooges’in Whisky performansları hayatım boyunca tanıklık ettiğim ve edeceğim en iyi canlı rock’n’roll olayları.”

The Wild One: The True Story of Iggy Pop, Per Nilsen, Dorothy Sherman, 1988

Batı Hollywood’da, 1964 yılında hayata geçen Whisky a Go Go, ismini Paris’te 1947’de açılan ilk diskotekten alıyor. DJ’lerin plaktan çaldığı müzikler eşliğinde 250 kişi civarındaki kalabalıkların dans ettiği bu ünlü mekân, öncü bir diskotek olmanın ötesinde canlı performanslarıyla da olay yaratan bir yer hâlini aldı. The Byrds, Alice Cooper, Van Morrison ve Love bir yana, özellikle de “The End” şarkısı sahnesinde şekillenen The Doors konserleriyle şöhrete dönüştü. 50 yılı geride bırakan Whisky a Go Go, hâlâ Sunset Strip’te köşede konumlanan kırmızı binasında. 

THE CAVERN CLUB // Liverpool, İngiltere

“Muhtemelen Cavern’i her şeyden çok sevdik. Şahaneydi. Dinleyiciyle özdeşliğimizi hiçbir zaman asla kaybetmedik. Hiçbir şeyi prova etmedik, Shadows’u taklit etmeye devam eden diğer gruplar gibi değildik. Aynı bizim gibi olan kendi hayranlarımıza çalıyorduk. Öğlen yemeği molalarında bizi dinlemeye gelir ve yemek için sandviçlerini getirirlerdi. Biz de aynısını yapardık, çalarken öğle yemeğimizi yerdik. Çok kendiliğindendi. Her şey sadece oluyordu.”

George Harrison - The Beatles, Hunter Davies, 1968

1970’lerde kapanmasının ardından 1990’larda yeniden hayata dönerek günümüzde hâlâ varlığını sürdüren The Cavern Club, insanları bir “mağara”ya davet kapılarını 1957 yılında bir caz kulübü olarak açtı ve ardından Liverpool’un rock’n’roll merkezi hâlini aldı. The Beatles ile özdeşleşen mekânda grup, 9 Şubat 1961'den 3 Ağustos 1963'e kadar tam 292 kez sahne aldı. 1950’lerin caz sahnesinden 21. yüzyılın indie rock akımına kadar her dönemin müziğine ayak uydurmayı başaran mekân, Arctic Monkeys, Travis, Oasis ve Jake Bugg gibi isimler ağırlayarak ününü korumaya devam ediyor. Ayrıca her yıl Ağustos ayında burada International Beatleweek festivali düzenleniyor. 

100 CLUB // Londra, İngiltere

"30 Mart 1976 günüydü, 100 Club’deki ilk konserimiz. Konserin ortasında Lydon sahneden indi ve mekândan dışarı çıktı. Otobüs durağında eve dönmek için 73 numaralı otobüsü beklemeye başladı. Malcolm bunun üzerine yukarı çıktı ve Lydon’u sarsarak ‘Eğer şu anda sahneye dönmezsen gruptan atılıyotsun’ dedi. Lydon inatlaşsa da geri geldi ve bize ters ters bakarak konseri sürdürdü.”

Glen Matlock – Punk Rock: An Oral History, John Robb, 2006

İsmini bulunduğu binanın kapı numarasından alan 100 Club, modern İngiliz müzik tarihi için kilit bir mekân, çünkü punk isyanının resmen burada start almış olması kulağa geldiği kadar ciddi bir durum. 100 Club’ün geçmişi aslen 1942 yılına, savaş sonrası swing günlerine kadar dayanıyor. 20-21 Eylül 1976 tarihinde ilk uluslararası punk festivaline ev sahipliği yapan 100 Club’ün sahnesinden, Sex Pistols, The Clash, The Damned, Siouxsie & The Banshees, the Buzzcocks gibi pek çok isim geçti. 60’ların blues merkezi, 70’lerin punk mabedi olan, 2010’da bir kapanma tehlikesiyle karşı karşıya kalan mekân, hâlâ 70’lerdeki dekorasyonuna sadık bir hâlde, dimdik ayakta. 

MARQUEE // Londra, İngiltere

“Marquee’de en unutamadığım an Pete Townshend’in gitarını parçalamaya başladığı o an... İzleyicilerin suratını görmeniz gerekiyordu cidden... Ağızlar sonuna kadar açık, önümüzde sıra sıra dişler... Öyle ki, dişlerdeki çürükler bile sayılabiliyordu neredeyse. Orada ilk çalmaya başladığımız yıllar çok büyük kalabalıklarla karşılaşmıyorduk aslında. Kulaktan kulağa tavsiyeler insanları getirmeye yardımcı oluyordu…”

Keith Moon (The Who), Beat Instrumental, 1968

Londra’nın görece ucuz ve küçük müzik kulüplerinden Marquee, 1958 yılında açıldı ve kapandığı 1996 senesine kadar sık sık yer değiştirdi. The Yardbirds, Led Zeppelin, The Who, King Crimson, Yes, Jethro Tull, The Jimi Hendrix Experience ve Pink Floyd gibi 1960’ların akla gelen neredeyse bütün dev rock grupları Marquee’nin küçük sahnesinin tozunu yuttu. Rolling Stones, 12 Temmuz 1962 tarihinde ilk konserini burada verdi. Pink Floyd buradaki pazar konserlerinde kendini yetiştirdi. 2000’lerde bir hevesle Londra’nın farklı köşelerinde yeniden canlandırılmaya çalışılan, fakat bir isim hakkından ileriye gidemeyen mekân, 2008'de müzik hayatına gözlerini yumdu. 

HAÇIENDA // Manchester, İngiltere

“4 Şubat 1983’te The Smiths olarak üçüncü, Haçienda’dakiyse ilk konserimizi çalmak üzereydik. Joe ve ben her zamanki gibi Factory ve Haçienda’nın çok soğuk bir ortamı olduğundan şikâyet ediyorduk ve Joe konser için mekânı değiştirebileceğimizi söyledi. Çiçekler burada devreye girdi. The Smiths’in sahnede çiçek kullanması bir hippi hareketi ya da Oscar Wilde ile ilgili olan bir şey değildi. Tamamen 1982’deki Factory haşinliğini, beton ve çelik estetiğini kırmak içindi.”

Johnny Marr (The Smiths) – The North Will Rise Again, John Robb, 2009

Factory Records’un patronu Tony Wilson, 1982 senesinde Asyalı göçmenlere Bollywood filmleri gösteren bir sinemayı alıp diskoteğe çevirerek Haçienda’nın adını koydu ve bu isim, 1980 sonları 1990 başlarında kendini bulan, psikedelik rock ve elektronik dans müziği karışımı “Madchester” akımıyla neredeyse eşanlamlı olarak anılır oldu. The Smiths burada üç kere sahne aldı, Madonna İngiltere’deki ilk performansını burada gerçekleştirdi. Acid house ve rave müziğin yanısıra uyuşturucu kültürüyle de bir hayli ilişkilendirilen Haçienda, mekânın polisle başının sık sık belaya girebilmesi ve elbet finansal problemler nedeniyle 1997’de kapılarını sonsuza dek kapattı.    

STUDIO 54 // New York, ABD

“Studio 54, 60’lardaki öngörümün sonunda gerçek olduğu yer: ‘Gelecekte bir gün herkes 15 dakikalığına ünlü olacak.’ Bu cümleden çok sıkıldım. Artık asla onu kullanmıyorum. Yeni cümlem şu: ’15 dakika içinde herkes ünlü olacak'.”

Andy Warhol, Andy Warhol’s Exposures, 1980

Müzik hayatına Gallo Opera House olarak başladığı 1927 yılından beri pek çok kere isim değiştiren 54. caddedeki mekân, 1977’de Studio 54 adıyla bir gece kulübüne dönüştürüldü. 1981’e kadar açık kalan ve insanların akın ettiği Studio 54, Grace Jones, Donna Summer ve Gloria Gaynor gibi isimlerin konser vermesi dışında en çok da disko topunu döndüren DJ’leriyle meşhurdu. Uriah Heep elemanlarını zamanında tiplerini beğenmedikleri için kapıdan geri çeviren bodyguardlara sahip olduğunu bildiğimiz Studio 54’ün mekânı şu an Broadway şovlarına ev sahipliği yapıyor. 

THE TROUBADOUR // West Hollywood, ABD

"Hayatım müzikal ve duygusal anlamda o gece kendini buldu… Sanki hayatım boyunca beklemiş olduğum her şey bir anda gerçek oluyordu. Ben bir Troubasour hayranıyken, müzisyen olarak orada kabul görmüştüm. Olağanüstüydü. Sahneye adım attığım anda büyülü bir gece olacağını hissetmiştim. Seyirci muhteşemdi..."

Elton John (Ağustos 1970’de Troubadour’daki ilk performansına istinaden), The Times, 1998

1957 yılında kahvehane olarak açılan the Troubadour, Los Angeles’te 1960 sonları rock patlamasının ve 1980’ler glam furyasının ana sahnelerinden biriydi. Jim Morrisson ve Axl Rose’un efsaneleştiği mekân, Mötley Crue, Warrant, W.A.S.P, Elton John, Eagles, The Byrds, Love, Joni Mitchell, Carole King, Jackson Browne, Van Morrison, Buffalo Springfield ve daha nicelerinin müzik kariyerlerinde önemli rol oynadı. Yaklaşık 60 yıldır şanı sarsılmayan mekânın mirasını son yılların sıkı grupları Radiohead, Coldplay, Franz Ferdinand yiyor.

THE FILLMORE // San Francisco, ABD

“Robert, mart başında yeni açılan konser salonu Fillmore East’te yer gösterici olarak geçici bir iş buldu... Konserlere gidecek paramız yoktu ancak Robert, Fillmore’den ayrılmadan önce Doors konserine girmemi sağladı. Janet ile ilk albümlerini âdeta yutmuştuk; onları Janet’siz izlediğim için neredeyse kendimi suçlu hissediyordum. Fakat Jim Morrisson’u izlerken garip bir tepki verdim. Etrafımdaki herkes transa girmiş gibiyken, ben soğuk bir süper-farkındalık içinde onun her hareketini izliyordum. Bu hissi konserin kendisinden çok daha net hatırlıyorum. Jim Morrisson’u izlerken, ben de bunu yapabilirim duygusuna kapıldım; o özgüveni içimde hissettim.”

Patti Smith, Just Kids (Çoluk Çocuk), 2010

Kökleri 1912 senesine kadar dayanan The Fillmore, şüphesiz en yaratıcı dönemini 1965-1968 yılları arasında yaşadı. The Grateful Dead, Jefferson Airplane, Santana, Quicksilver Messenger Service, Big Brother and the Holding Company, Moby Grape ve Butterfield Blues Band gibi isimlerin müzik kariyerleri Fillmore’nin tarihî sahnesinde başladı, aynı sahne 1966 yılında Andy Warhol’un Exploding Plastic Inevitable isimli, Velvet Underground’lu meşhur multimedya şovuna ev sahipliği yaptı. Fillmore’nin mekânı sonradan Elite Club adlı özel bir kulübe dönüştürüldü. 1994 Nisan'ında ise the Smashing Pumpkins’in habersiz konseriyle bir sürpriz yaparak yeniden açıldı. 

BIRDLAND // New York, ABD

“…Dean Camille'ye her ay bir miktar para göndermek zorundaydı, yoksa dört duvar arasına tıkılıp kalır mıydı? Bunu telafi etmek için park yerinde üçkâğıt çeviriyordu. Tam bir bozuk para sanatçısıydı. Bir kere benim yanımda hâli vakti yerinde bir adama hararetli hararetli iyi Noeller dileyip yirmi doların üstünü beş dolar eksik vermişti. Bop barı Birdland'de yemiştik o parayı. Lester Young çalıyordu, iri göz kapaklarında sonsuzluk vardı…”

Jack Kerouac, On The Road (Yolda), 1957

“Dünyanın caz köşesi” yazılı neon ışıklandırmasıyla efsaneleşmiş, Beat Kuşağı romanlarının uğrak yerlerinden Birdland’ın 1678 Broadway adresindeki orijinal mekânı, kira artışıyla gelen hazin sona kadar, 1949-1965 yılları arasında açık kaldı. Her gün akşam 9’dan kimi günler sabahlara kadar süren programlarda sahnede olan isimler arasında Charlie Parker, Dizzy Gillespie, Thelonious Monk, Miles Davis, John Coltrane, Stan Getz ve daha niceleri vardı. Marilyn Monroe, Frank Sinatra, Gary Cooper ve Ava Gardner ise müdavimler arasındaydı. Rock’n’roll’un engellenemez yükselişi Birdland gecelerine 1965’te noktayı koydu. 80’lerde Manhattan’da yeni bir mekânda hayata döndürülen Birdland, 1996’dan bugüne eski mahallesinde yeni bir adreste faaliyetlerini sürdürüyor.

APOLLO THEATER // New York, ABD

“17 yaşımdayken günde dört konser veriyordum. Haftasonu oldu mu bazen beşe kadar çıkıyordu. Neyse ki dayanıklıymışım.“

Aretha Franklin, Apollo Memories

İlk olarak Hurtig & Seamon’s New Burlesque Theater olarak Harlem’de 1914’te açılan müzikhol, 1934’te Apollo Theater adını aldı. Amerika’da siyahî müzik denince akla gelen ilk yer olan Apollo Theater’de 60’ların görkemli günlerinde, Ella Fitzgerald, Bessie Smith, Billie Holiday, Stevie Wonder, The Jackson 5, James Brown, Wilson Pickett, Dionne Warwick, The Supremes, The Miracles, The Isley Brothers, Marvin Gaye ve Aretha Franklin gibi isimler sahne aldı. Mekânın günümüzde de dans ve müzik gösterileriyle her yıl yaklaşık bir buçuk milyon ziyaretçi ağırladığını ekleyelim.

PRESERVATION HALL // New Orleans, ABD

"Preservation Hall. İşte bütün büyük güzellikleri bulacağınız yer burası."

Louis Armstrong

Preservation Hall, 1961 yılında New Orleans cazını “korumak ve sürdürmek” için hayata geçirildi. Geleneksel cazın popülerliğini rock’n’roll ve bebopa kaptırdığı bir dönemde açılan mekân, sahnesinde New Orleans cazının ustalarından George Lewis, Punch Miller, Sweet Emma Barrett, Billie and De De Pierce, The Humphrey Brothers ve daha birçok isim ağırladı. New Orleans cazı adına konser mekânı, plak şirketi ve kâr amacı gütmeyen kuruluş işlevlerini hâlâ sürdürüyor.

OFF RAMP // Seattle, ABD

“Sıkı Pearl Jam hayranlarının bileceği gibi 22 Ekim 1990 tarihinde Seattle’nin Off Ramp Café’sinde ‘Black’ parçasını çalan grubun adı aslında Pearl Jam değildi. Eddie Vedder, Stone Gossard, Jeff Ament, Mike McCready ve eski davulcu Dave Krusen, Off Ramp’deki bu konseri ‘Mookie Blaylock’ ismiyle vermişti. İsim, zamanında New Jersey Nets’te oynayan bir basketbol oyuncusundan geliyordu. Kullanım hakları yüzünden sonradan bu ismi değiştirdiler.”

Christopher Rosen, Huffington Post, 2012

1990’larda Amerika’da hızla yükselen müzik akımlarından biri grunge müzik, doğuş yeri de ülkenin kuzey batısındaki Seattle şehriydi. Seattle’nin grunge kültürüyle ve o kültürü yaratan gruplarla özdeşleşmiş mekân ise Off Ramp Café’ydi. Şu an hâlâ dimdik ayakta müzik yapmaya devam eden Pearl Jam, 1990 yılında ilk konserini Off Rap Café’nin sahnesinde verdi ve olay şarkıları “Alive” ve “Jeremy”yi ilk kez burada çaldı. Alice in Chains, Nirvana, Soundgarden ve Mudhoney’nin müzikleri bu mekânın salaş duvarları arasında şekillendi. Kapandıktan bir süre sonra grunge müziğin merkezi olma görevini Crocodile adlı yeni bir yer aldı. Eskinin Off Ramp Café’sinin yerinde şu an El Corazon adlı bir rock kulübü bulunuyor. 

BUDOKAN // Tokyo, Japonya

“Gittiğimiz her yerde o veya bu sebeple gösteriler oluyordu. Beatlemania gündeme geldiğinde Amerika’da ırkçılık karşıtı eylemler sürüyordu. Japonya’da ise öğrenci ayaklanmalarının yanısıra insanlar, bizim çaldığımız yerin, Budokan’ın yalnızca dövüş sanatları için kullanılan spiritüel bir yer olarak kalması için ayaklanmıştı. Anlayacağınız Budokan’da sadece şiddet ve spiritüelliğe geçit vardı. Pop müziğe değil.”

George Harrison, The Beatles Anthology, 2000

“Rock’n’roll’un doğudaki kalesi” olarak bilinen Budokan, aslen dövüş sanatları şampiyonalarının mekânı olmak üzere 1964 yılında kapılarını açtı. Budokan’da gerçekleşen ilk müzik etkinlikleri, The Beatles’in 1966 yılında verdiği bir seri konser oldu. Mekânın konser salonu olarak bu ilk kullanımı büyük kıyametler koparıp, grubun yoğun tepki almasına yol açtıysa da artık çok geçti; Budokan’da konser geleneği devam etti. Hattâ birçok ünlü sanatçının Asya’daki ana uğrak yeri olmasıyla “Live at Budokan” serisi hayata geçirildi ve Bob Dylan, Blur, Mr Big, Dream Theater, Sheryl Crow, Ozzy Osbourne, Bryan Adams, Frank Sinatra gibi çok sayıda isim bu isim altında konser albümleri yayınladı.

SHRINE // Lagos, Nijerya

"Benim adım Fela Anikulapo-Kuti. Shrine’nin siyah başkanı ya da baş rahibi.”

Fela’nın kendini tanıtma cümlesi

Afrika’nın en ünlü konser mekânı Shrine’nin kurulmasındaki ilk adımlar, Nijeryalı dünyaca ünlü müzisyen ve insan hakları savunucusu Fela Kuti’nin 1970’lerde Empire Hotel’de bir gece kulübü açmasıyla atıldı. Fela’nın performanslarına katmaya başladığı ritüelvarî unsurlar sanatçının var ettiği bu mekândaki performanslarına dayanıyor. Yüz boyamalar, dökülen şaraplar, birbirinin peşisıra ziyarete gelen rahipler gibi nice ritüel, Shrine performanslarının vazgeçilmezleri arasında. Kuti’nin annesi ve komününün kaldığı evin karşısında yer alan Shrine’da, bir gece Kamerunlu bir rahibin bir kişiyi kurban ettikten sonra onu yeniden hayata getirdiği gibi bir bilgi de var. Afrobeat kralı Fela Kuti’nin 1997’de AIDS sebebiyle vefat etmesinden çok kısa bir süre sonra Shrine da kapılarını kapattı. Sanatçının ölümünden sonra anısına Lagos’ta New Africa Shrine adında yeni bir yer açıldı. 

Tarih buralarda yazıldı: EFSANEVÎ VENÜLER

1960’lı yıllardan Türkiye’deki müzikli mekânlara dair birkaç not

*Otel salonları, pahalı gece kulüpleri ve gazinolara alternatif olarak ucuza içip, en son müzikleri dinleyerek doyasıya dans etmek için gidilen diskoteklerin en meşhuru TEFO’ydu. 1964 senesinde Tevfik Dölen’in Sıraselviler’deki Kulüp 12’nin üst katında depo olarak kullanılan bir yeri dönüştürerek açtığı TEFO, Türkiye’nin ilk diskoteğiydi. TEFO ilk yazında Büyükada’da Değirmen Plajı’nda yazlık mekânını açtı. Mekânda o zamanların popüler Fransızca, İtalyanca ve İngilizce parçalarının yer aldığı plaklar çalınırdı. Halli Galli isimli, grup hâlinde yapılan dans çok popülerdi. 1966 senesinde kış sezonunu takiben kapatıldı ve yerini Devekuşu Kabare Tiyatrosu aldı.

*Tülay German ve Erdem Buri’nin girişimiyle, 1964 yılında, Şişli’de, Site Sineması pasajındaki Çayhane, As Kulüp isimli bir mekâna dönüştürüldü. İstanbul gece hayatı için yeni bir soluk anlamına gelen As Kulüp sahnesinde, Ruhi Su, Tülay German, Tanju Okan, Metin Ersoy, Gülsün Kamu’yu, hattâ Aşık Veysel ya da Aşık Ali İzzet’i görmek mümkündü.

*1965 senesinde yerli bir şirket Erdem Buri’ye “hangi yabancı sanatçıyı getirelim?” diye sordu. Şirket, Buri’nin verdiği birkaç seçenek arasından Beatles’ı tercih etti. Ancak sonra işin devamı gelmedi. Oysa ki Beatles eğer ki 1965 senesinde İstanbul’a gelseydi, As Kulüp sahnesinde sadece davetlilerden oluşan özel bir kitleye de çalacaktı.

*Harbiye’deki eğlence mekânı Club 33, 1966 senesinde İsveç merkezli bir turizm şirketinin girişimiyle açılmıştı. 

*Elmadağ’daki iki karşılıklı mekân Hydromel ve Regine’deki kalabalıklar, siyahî müziklerle, Herbie Hancock’la, Weather Report’la saatlerce dans ederdi.

*İstanbul’un Hydromel’i, Regine’si, Club 33’ü varsa Ankara’nın da Apple’ı vardı. Kozmopolit ortamıyla bilinen gece kulübü Apple, kapılarını 1971’de açtı. Kızılay’da jazz funk eşliğinde dans eden bine yakın kişinin doluşturduğu bu mekânı bir hayal edin... Ertesi sene, Bodrum’da Bardakçı’da, tekneyle ulaşım sağlanan yazlık Apple mekânı açılmıştı. 1979 sonunda ise Apple, silahların konuştuğu Ankara’da kapanma kararı aldı.

*1970’li yıllarda Hey dergisi, Earth and Fire, Tee Set ya da Fifth Dimension gibi gruplar için, Şan, Fitaş gibi sinema salonlarında ufak çaplı konserler düzenliyordu. Bu konserler Türkiye’deki ilk yabancı rock grubu konserleri olarak biliniyor.

*80’ler ve 90’larda Gülhane Parkı İstanbul’un sıkı konser mekânları arasında yerini aldı. Erkin Koray’ın 90’lardaki bir Gülhane Parkı konserinde seyircilerden biri uzun doğaçlamalardan sıkılmış olacaktı ki, “Yeter be, long play çalmayı bırak, 45’lik çal!” diye bir çıkış yapmıştı.

(Bu alıntılar 2012 tarihli, Derya Bengi editörlüğünde hazırlanan Uzayda Bir Elektrik Hasıl Oldu kitabı ve Babylon dergisi 2011 Bahar sayısından derlendi.)

A-wa ve Müziğin Kız Kardeşleri
BlogSanatçı İncelemeleri

A-wa ve Müziğin Kız Kardeşleri

2 ay önce

  • KategoriBlog
  • SanatçıA-WA
  • YazarBabylon Blog
  • Tarih20 Eylül 15:34
OKU
Björk’ün Utopia’sının başlangıcı: The Gate
BlogMüzik Haberleri

Björk’ün Utopia’sının başlangıcı: The Gate

2 ay önce

  • KategoriBlog
  • YazarBabylon Blog
  • Tarih19 Eylül 15:57
OKU
Yakın Mercek: Juju & Jordash
BlogSanatçı İncelemeleri

Yakın Mercek: Juju & Jordash

3 ay önce

  • KategoriBlog
  • EtkinlikBabylon Soundgarden 2017
  • SanatçıJuju & Jordash
OKU
Sonido Trópico ve Dans Bayrağını Gururla Taşıyan 5 Etkinlik
BlogSanatçı İncelemeleri

Sonido Trópico ve Dans Bayrağını Gururla Taşıyan 5 Etkinlik

3 ay önce

  • KategoriBlog
  • EtkinlikBabylon Soundgarden 2017
  • YazarBabylon Blog
OKU
Yakın Mercek: Derrick May
BlogSanatçı İncelemeleri

Yakın Mercek: Derrick May

3 ay önce

  • KategoriBlog
  • EtkinlikBabylon Soundgarden 2017
  • SanatçıDerrick May
OKU
Babylon yeni sezonda "Açık Ol” mesajıyla şehre dönüyor
BlogMüzik Haberleri

Babylon yeni sezonda "Açık Ol” mesajıyla şehre dönüyor

Bir yıl önce

  • KategoriBlog
  • YazarBabylon Blog
  • Tarih19 Ağustos 2016 19:24
OKU
Kaan Düzarat'ın Seçtiği Parçalarla J Dilla
BlogMüzik Haberleri

Kaan Düzarat'ın Seçtiği Parçalarla J Dilla

Bir yıl önce

  • KategoriBlog
  • EtkinlikRBMA Night: Julio Bashmore & Todd Edwards & Kaan Düzarat
  • YazarBabylon Blog
OKU
Güvercin Şarkısı
VideoMüzik Haberleri

Güvercin Şarkısı

Bir yıl önce

İZLE
VİDEO SAYFASINA GİT
Lemi Ghariokwu
MakaleRöportaj

Lemi Ghariokwu

Bir yıl önce

  • KategoriMakale
  • Tarih16 Haziran 2016 18:12
OKU
Günümüzün en etkileyici 10 konser salonu
MakaleDergi

Günümüzün en etkileyici 10 konser salonu

Bir yıl önce

  • KategoriMakale
  • YazarBabylon Blog
  • Tarih26 Mayıs 2016 15:43
OKU
Memleketten yazlık kapaklar
MakaleDergi

Memleketten yazlık kapaklar

Bir yıl önce

  • KategoriMakale
  • Tarih25 Mayıs 2016 16:00
OKU
İçinde İstanbul geçen 10 şarkı!
MakaleDergi

İçinde İstanbul geçen 10 şarkı!

Bir yıl önce

  • KategoriMakale
  • YazarBabylon Blog
  • Tarih24 Mayıs 2016 15:40
OKU
Yükleniyor
Geri Yukarı
Kapat
Kapat
Kapat
Kapat

7 Ekim 2016 itibarıyla yürürlüğe giren 6698 sayılı Kişisel Verileri Koruma Kanunu kapsamında yapılan düzenlemeleri incelemek için, ilgili kanunun 10. ve 11. maddeleri doğrultusunda hazırlanan “Kişisel Verilerinize İlişkin Bilgilendirme Belgesi”ne buradan ulaşabilirsiniz.